Günlüklerimden (22 ocak 2001)

 

Günlüklerimden

  

Bu gün nasıl mı geçti?

Tek kelimeyle berbat. mahkeme gününden beri berbat aslında (18 ocak 2001). Beş gündür ihtimaller çatallaştı zihnimde. En ağır iki tutukluyu daha tahliye etti mahkeme bu duruşmada.bana göre on kat daha ağır. Beş gündür cevapsız sorular uçuşuyor zihnimde. Kasap çengelleri gibiler…

 

Beynimin labirentlerinde soyut sıkıntılarım daha fazla. Çıkışı olmayan  bir dehlizde geziniyorum.Aradığım küçük bir ışık, bir aydınlık, bir çıkış yolu. Henüz bulabilmiş değilim. Bazen elimdeki meşaleyi tutuşturuyorum, acele acele koşuşturuyorum birbirine açılan  beynimin kıvrımlarında. En kötü anlarım meşalemin söndüğü anlar. Kalakalıyorum o anda.Kaybolmuş,unutulmuş,umutsuz,imkansız,tahammülsüz, sabırsız ve her şeye açık; savunmasız bir ruh olarak. O saatlerde saatlerce uyuşmuş olarak kalıyorum. Duaya sığınıyorum. dakikalarca secdede unutuyorum kendimi öylesine. Sonra birden beklemekten mütevellit biraz enerji biriktiren piller gibi, meşalem yeniden ışıldıyor.Derhal kalkıyorum koşuyorum, koşuyorum, koşuyorum... O dehlizden bu dehlize. Çok karmaşık bir yer altı maden ocağında kaybolmuş gibiyim. Meşalem sönmeden ne kadar koşturabilirsem o kadar kar diyorum …

 

İnsanın kendi beynine hapsolması, kendi beyninde gezinmesi, nasıl bişey hiç merak ettiniz mi? Benim çokça yaşadığım bir durum bu. Zindan günlerinden önce de yaşardım ben bu duyguyu. Birkaç hadise dışında hepsinde de beynimin labirentlerinden çıkmayı başardım. Kendime hep güvenmişimdir bundan dolayı. Sen diyordum kendi kendime her karmaşanın üstesinden gelebilirsin. Aslında sosyal hayattaki somut labirentlerin bir iz düşümüydü bu. Öncelikle beynimin içindeki dehlizlerden  kurtuluyorsam somut sorunlarımda halloluyor demekti. Bu sefer ciddi bir sorunsalla karşı karşıyaydım.Beynimde zindana ait bir izdüşüm bulamıyordum.Karanlık dehlizlerinde aradığım zindanın kendisiydi aslında. Zindanı beynime hapsetmek istiyordum. Ama nafile henüz bunu başaramamıştım. Zindan beynimi de mi tutsak etmişti acaba. Bu olabilir miydi, mümkün müydü? Aman yarabbi !!!... Bu beynimin ve kendimin ölmesi demekti…Bunu hiç kabullenemezdim. Bütün ihtimaller mümkün ve mevcut. Savaş henüz bitmedi. Ve ben kıvrım kıvrım beynimin labirentlerinde gezinmeye devam edeceğim. Işığımı kaybetmediğim sürece tabiî ki. Meşalesiz gezinmek mümkün olmuyor.

 

Ah!!! Meşalemin söndüğü o saatler yok mu? Şu sabah saatleri !!!…Göğsümde yüreğimi kara ve ağır bir taş gibi hissettiğim sabah saatleri !!!... Her azamın stop yaptığı sabah saatleri !!!...Yeniden beynimin labirentlerine dönmek için beklide dört beş saat beklemek zorumda kalacağım sabah saatleri !!!...  Ahhh!!! katil sabahlar !!!... Sizi ömrüm boyunca unutmayacağım. Sizi beynimin karanlık labirentlerine gömünceye kadar sizden hiç kurtulamayacağım…

   

Mehmet DALKANAT

22 ocak 2001 pazartesi akşam saat 22.35

Son Güncelleme (Pazar, 05 Ekim 2008 08:46)

 
Yazar: Mehmet DALKANAT

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yazar bilgileri: мєнмєт Dคℓкคηคт

Bu yazar simdiye kadar 142 eser ekledi.daha fazla bilgi icin yazar bilgilerine gidiniz.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÜYELİK GİRİŞİ

KÖŞE YAZARLARIMIZ
мєнмєт Dคℓкคηคт
мєнмєт Dคℓкคηคт
maviiklimler yönetimi
maviiklimler yönetimi
Gelismis Istatistikler
Toplam Üye:2441
Aktif Üyeler:2436
Son Üyemiz:Cupcakefool65
Son Ziyaretçi:nursen
İçerik:24677
İçerik Okunma:23343494
RADYO MAVİİKLİMLER
Günün Sözü
Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan daha iyidir.
G.Washington -

Friends Online