Sus Ağıdı

SUS AĞIDI

kaç geceden taştın günüme
kaç yaprak düştü, kaç ayva sarardı
kaç devran birbirini kovaladı
ben de hal'imce Bedrettinem
kaç boyun vuruldu,
sesleri çağladı dağlara dağlara
kaç yunus takıldı ağlara ağlara
sus söyleme...


Sayasım yok…

hangi istasyonda beklediysem
gelen hep gölgen
gölgemin karıştığı
bir küsüp bir barıştığı
saf gecenin hatrına,
ay'ın şavkına kavuştuğu...
ah sulara sulara
sus söyleme...

Vurasım yok…

önce taçlanan sonra taşlanan aşk geliyor
kadim zamanlardan
katar katar...
bir deli şairin dediği gibi: “öyle bir mai ki aşk”...
her biri birbirinin kadehinde
göze vurmuş söz taşırlar
sus söyleme...

Duyasım yok…

işte hepsi bir bir açıyor katmer katmer yaprakların
kainatın yüreğinde yürek olmuş bir kırmızı...
“Bir” aşikar sırdı sezdim...
elden ele gezindirdin...
dedin ki: Oku!... rüyamı...
sus söyleme, ah söyleme...

Göresim yok…

seni diledim Tek... bilirsin...
hem öyle hem değil olan değil miydin
küllerinden doğdukça, beni kül eden
tüllere büründüren
gözümün ıssız sürmesi
sus söyleme

Silesim yok…

sen ki Can'dın kadehimde
canan canan yaklaştın
aradıkça uzaklaştın
dilimin divanesi, esrik şiirim
niyetimsin; denizim
acı tenim
sus söyleme can
canıma can olan sus…

Yüzesim yok…

çaresiz kaldım
dalamadım, ansızdım
kaptırdım anlarımı zamanlara
kalanlara selam olsun...
demiştim dosta: “madde mananın katı hali”, vesilesi...
işte öyle bir hal'di Aşk, geldi de geçti...
yutkunurum sus söyleme...

Diyesim yok…

bir parmak bal çalındı dillere
ha sen ışıdın geceden ha ben
birbirinde eriyen kanatları değil miydik
kendine uçan kuşun
nefesi sus eden yürek
mana deniz, dil kürek
sus söyleme nefesim sus...

Çekesim yok…

ah keşke bilseydin,
dilimin denizinde her gördüğün ben değildim
‘ötekiler’ vardı hani kördüğüm, benden içre...
hem de ben'im işte...
sus söyleme...

Bilesim yok…

bilememekteyim ey çarem
işte o benim
istiridyeye sığınan kum tanesi
senin güzelliğindir birtanem
parıldayan sensin, inci olan sen...
çarem; dem...
ellerimde sırça köşkün
sus söyleme yarim sus...

Kırasım yok…

ne dediysem, ne demişse benden; unut gitsin...
sen sen ol yüreğim...
güzelmişim çirkinmişim, telmişim duvarmışım
yık gitsin...
işte duyduğunu söylüyor dilin,
mekanımı: pırpırlanan yüreğim...
ah bu yerde bu yerde,
ne arada ne derede...
yerimde...
sus söyleme...

Durasım yok…

O rüya mıydın...
sıyırıp uykusundan kendini, aktın yüzüme...
susuzluğum... gönül orucum...
sus söyleme...

Doyasım yok…

neden iki kolum var...
neden iki gözüm...
ne kadar sarsam seni,
her yerde görsem seni...
sus söyleme ...
gözbebeğim sus...

Yetesim yok…

kapımı çalan sen miydin...
ben miydim kendimi kapında bulan...
ses kimindi... soran kimdi...
cevap kimin, duyan kim : Ben sen’im...
sus söyleme benden içre, sus...

YAZAN: SONSUZ MUM

Son Güncelleme (Pazar, 04 Ekim 2009 02:16)

 
Yazar: ayşe çetiner

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yazar bilgileri: Ayşe Çetiner

Bu yazar simdiye kadar 19 eser ekledi.daha fazla bilgi icin yazar bilgilerine gidiniz.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÜYELİK GİRİŞİ

KÖŞE YAZARLARIMIZ
мєнмєт Dคℓкคηคт
мєнмєт Dคℓкคηคт
maviiklimler yönetimi
maviiklimler yönetimi
Gelismis Istatistikler
Toplam Üye:2441
Aktif Üyeler:2436
Son Üyemiz:Cupcakefool65
Son Ziyaretçi:nursen
İçerik:24677
İçerik Okunma:23343270
RADYO MAVİİKLİMLER
Günün Sözü
Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan daha iyidir.
G.Washington -

Friends Online