OKU ALLAH’IN ADIYLA

                   

OKU ALLAH’IN ADIYLA

Ve hıradan yükseldi o ses.
Aylardır süren sevr suskunluğu ve murakebe.
Ey Muhammed “Ikra bism-i Rabbike”

I.Okuyuş

Rab bizim rabbimiz.
Hepimiz biliriz ki;
Eşi ve benzeri yoktur.
Kabe bizim kabemiz.
Hepimiz biliriz ki ;
Rabbin bize emanetidir.
Kırkda bir zekat geleneğimizdir.
Bize atalarımızdan kalan.
Namaz bizim namazımız.
Yüzyıllardır süregelen.
Lat Uzza Menat ve Hubel unutmayız onları
Çıkamayız izlerinden.
İsmail’den, İbrahim’den İshak’dan kalan.
Kanaat önderlerimiz.
Ben Ebu Cehil mekkenin en ulularından.
Takvimler hicretten önce bilmem hangi zaman.

Bahçeler benim bahçelerim.
Pazarlar benim.
Gelip geçen kervanlar benden sorulur.
Mekkenin en güzel körpe kızları benim için büyürler.
Sayıları belirsiz…
Benim için doğar köleler,benim için yaşar, benim için ölürler.
Kime ne vereceğim, kimden ne alacağım,
Ben bilirim.
Kimin kimden doğacağını ben tayin ederim.
Döşeğine doğan çocuklar benim çocuklarımdır.
Secde ettirmeden secde etmem.
Rabbin ikramı benim içindir.
Ben Ebu Cehil mekkenin en ulularından.
Takvimler hicretten önce bilmem hangi zaman

Ömer ağlıyordu hıçkırıklar içinde.
Yiğit Ömer, adil Ömer, Mert ömer.
Hangi puştun döşeğine ikram olacaktı güzel kızı
Aç kalmamak adına üstelik rabbin emriyle…

Talha ağlıyordu çıkamıyordu çukurundan.
Ne kadar koştursa da panayırdan panayıra.
Bir yudum özgürlük için.
Hiç kurtulamamıştı uluların kesesinden.
Üstelik rabbin emriyle faiz batağından.

Bilal ağlıyordu değişmez kaderine
Kederinden…
Oysa çok da farklı değillerdi diğerlerinden.
Ammar ağlıyordu çocuklar için.
Bir tek hurma alamıyordu bahçelerinden.

Yer ağlıyordu, gök ağlıyordu, çöl ağlıyordu.
Rablerinin ayakları Kisranın sarayında geziyordu.
Gözleri maviydi ve konstantine esir alınmıştı.
Kimsesizler, çaresizler, yetimler,yoksullar
Ve tüm proletörler …bekliyorlardı…

Ben ebu cehil mekkenin en ulularından.
Rab benim rabbimdir….
Ben romayım bendedir güç kılıç ve kalkan.
Ben sönmeyen ateş, üstün enerji.
Takvimler İsa’dan sonra bilmem hangi zaman….

II.Risalet

“Ey örtüsüne bürünen kalk ve korkut”
Mekke’yi okumuştu, Bizans’ı okumuştu,
Kisra’yı okumuştu,zulmü okumuştu…
Ama bitmeyen dalgalar halinde gelen bu ses neyin nesiydi.
Ey muhhammed sen yoksulun yetimin çaresizin yanındasın,
Ve hiç yalan söylemezsin diyordu Hatice.
Bu ses kardeşlerin İsa’ya Musa’ya Yusuf’a gelen sestir.
Korkma ve gerçek Rabbin sesine kulak ver.
Bu adaletin sesidir.
Bu hakkın sesidir.
Bu garib gurabanın sesidir.
Bu hakları elinden alınmış olanların sesidir.
Bu pazara çekilmiş kadınların özgürlük sesidir.
Bu ses kölelerin sesidir.
Bu ses insan olmanın sesidir.

Büyü bozuluyordu.
Ölü kent yeni bir dirilişe uyanıyordu her sabah.
Ve ışıkları yanıyordu evlerin bir bir.
Bölüşeceksiniz, paylaşacaksınız mülk allahındır.
Yuksulun yetimin fakirin hakkını gözeteceksiniz.

Bahçe sahipleri Muhammed’in Rabbi servet düşmanı diyorlardı.
İçimizden birine gelmeli değil miydi böyle bir risalet.
Bu anarşisttir, bu teröristtir. Bu bozgunculukdur.
Elimizden almaya gelmiştir iktidarimızı, mallarımızı, mülklerimizi.
Dinde bizimdir, rab de bizim, mal da bizimdir mülk de bizim…

Öldürüldüler, sürgüne gönderildiler, aç bırakıldılar.
Hicret ettiler evlerine yeniden dönmek için.
Savaştılar, barış yaptılar, yendiler, yenildiler.
Medine de  evrene ilk adalet devletini verdiler.
Yol haritası muhammedin gönlüne dokunmuştu.
Yoldan sapan oldukça, yoluna koyulmuştu.
23 yıl sonunda tüm cihana duyulmuştu.

III.Sürekli devrim

Muhammedin sevdası sönmeyecek ateşti.
Muhammedin devrimi bitmeyecek süreçti.
Avucunda tuttular o ateşi müminler.
Hakkı adalet için canlarını verdiler.
Kanlarıyla besledi sahabeler devrimi
Ömer’in sırtındaki hançerle yenilendi.
Saltanata geçit yok  diye durdu dev gibi.
Alin’in sırtındaki bıçakla bileylendi.
Yetmedi kerbelada tarihe not düşüldü.
Sırada Evlad-ı Resul devrime gölge düştü.
Yetmedi (Ebu) Zeri çöle sürgün ettiler.
Muhammed’in dinini Rebezeye gömdüler.
Bin yıl sonra gelecek çocuklara mirastı.
Ebu zer hakikate  giydirilmiş libastı.
O gün bu gün evrene bir umuttu Muhammed.
Tüm zamanlar içinde kurtuluştu Muhammed.
Ne zamanki mazlumlar çaresiz kalacaklar.
Başka çıkar yolu yok Muhammed’i bulacaklar.
Başka çıkar yolu yok Muhammed’i bilecekler.

Son Güncelleme (Çarşamba, 18 Ocak 2017 02:32)

 
Yazar: avrasya

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Yazar bilgileri: мєнмєт Dคℓкคηคт

Bu yazar simdiye kadar 142 eser ekledi.daha fazla bilgi icin yazar bilgilerine gidiniz.

Yorumlar  

 
0 # Ayşegül Aşkım Karagöz 2012-01-22 18:09 hocam kültür duygu ve gizemin birleştirdiği ve içindeki sırların yüreklerimize mısralarla dizilmişi olmuş şiiriniz buu sırların bir gün her insanın düşsel gücünde ve yaşamının son noktasında çözüleeği ümidiyle tebrikler ve sevgimle kalın Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # Mehmet DALKANAT 2012-01-22 20:45 masalsı ve efsanelere boğulmuş övgü şiirlerine mukabele olsun için yaşamın içindeki resul için yazılmıştı Ayşegül tebriklerimi takdirlerimi sevgilerimi iletiyorum… Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # Turgay Coşar 2012-01-30 21:23 Mehmet hocam bu ne güzellik böyle okurken tüylerim diken diken oldu çünkü ben Muhamet'in Aşığıyım ondan ve onun yolundan başka kurtuluş yok Allah razı olsun Saygılarımla Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # Mehmet DALKANAT 2012-02-11 19:18 teşekkürler Turgay bey "yol onun varlık onun gerisi hep angarya" değil mi :)))) sevgilerimle… Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÜYELİK GİRİŞİ

KÖŞE YAZARLARIMIZ
мєнмєт Dคℓкคηคт
мєнмєт Dคℓкคηคт
maviiklimler yönetimi
maviiklimler yönetimi
Gelismis Istatistikler
Toplam Üye:2429
Aktif Üyeler:2423
Son Üyemiz:auroragreene2383
Son Ziyaretçi:caniyisever
İçerik:24686
İçerik Okunma:23809749
RADYO MAVİİKLİMLER
Günün Sözü
Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez.
Mevlana -

Friends Online